IMG_1240Çeşme değişmemiş, ama Alaçatı çok gelişmiş, büyümüş, aradaki fark hissediliyor, çehresi değişmiş..

Alaçatı’nın en ünlü caddesi Kemalpaşa yavaş yavaş turistikleşen dükkanları, sokağın neredeyse tamamını kaplayan sandalye ve masaları, ve iğne atsanız yere düşmeyecek kalabalıkları ile keyifsiz bir hal alırken; sanki merkez adres değişmiş biraz; bu tarafa yani son birkaç yılda yıldızı parlayan Hacımemiş mahallesine kaymış..

Sokaklar yine daracık, taş evler birbirine sırt dayamış, püfür püfür bir Ege havası, pencerelerden çiçekler sarkıyor, her evin önünde renkli bir çift sandalye masa, mahalle sakinleri, mekan sahipleri, tatile gelenler, sanki herkes ahbap olmuş, her köşede bir iki kahve fincanı veya tavla görüyorsunuz..

Herkes güler yüzlü, sıcak bir mahalle, nezih ve medeni ,ama en çok da kendine has ve özgün..

İlk keşfim Hacımemiş’ i, bu nedenle her köşede durup bakıyorum, orda ne var burada ne var, aheste aheste dolanıyorum..

En çok restoranlar, butik oteller, antikacı ve butik mağazalar göze çarpıyor ama kesinlikle göz yormuyor, bir telaş yok, en önemlisi sokaklarda gürültü, kalabalık ve karmaşa olmadan  mahallenin tadını çıkartabiliyorsunuz.

Bazen ( giyim ve takı tasarımları var), Sakula ( ev dekorasyon ve ahşap tasarım ürünler), Pop (çok eğlenceli, Retro antikalar satıyor), Eskiden ve Kamihan ( antikacılar), vb. sıralayabileceğim olağan üstü güzellik ve özgünlükte alışveriş noktaları ..

Harika bahçeleriyle Agrilia ve Kapari Bahçe, muhteşem manzarasıyla Alancha, ve sevgili Ayşe Nur Hanım’ın gönlünü koyduğu masalsı Asma Yaprağı yükselen yeme-içme mekanlarının başında geliyor.

Biz Hacımemiş turumuzun sonunda gecemizi Asma Yaprağı ile taçlandırdık. Aylar öncesinden yer ayırttığım bu masalsı bahçeye ilk adım attığımda doğru yerde olduğumuzdan çok emindim.. Gönlümü bıraktım geldim ben burada.. Burası ilk önce dekorasyonu ile kalbimi çaldı. Daha sokağın başındaki atmosfer, o güzel bal kabaklı dekoratif araba, çakıl taşları ile dolu bahçe, incir ağacı altında kurulu masalar, mavi sandalyeler, bembeyaz dantelli örtüler, dekorasyonda kullanılan tabakların zarifliği, loş aydınlatma..

Mutfağa yemek seçmeye giderken tanışma fırsatım oluyor sahibi Ayşe Nur Hn. gerçek bir Ege mutfağı gönüllüsü. Yapmacıksız, telaşsız, çalışkan, sabırlı ve çok özenli bir kadın, çok güler güzlü, gözleri parlıyor.. Yemek yapmayı ve yemeği seven Egeli bir ailenin tüm mutfak sırları ve lezzetleri bu küçük avluda hayat bulmuş. Çoğunluğu aileye özgü tariflerden oluşan yemeklerini yerel malzemelerle yapıyorlar, ve mevsimine göre değişen bir menüye sahipler, yemekler her gün tazecik ve yeniden pişiriliyor.. Sunum bir harika, mutfak zaten harika ötesi tarifleyemiyorum bile, emaye tabaklar, cam sürahiler ve bardaklar, sahanlar, cam kaseler..

Neler seçtik derseniz; kabak sinkonta, ot köftesi, peynirli patlıcan salatası, kabak çiçeği dolması hem kızarmış hem de zeytin yağlısını, baklalı enginarlı pilavı, tava ciğeri,.. derken kendimizden geçmiş olabiliriz 🙂

Yemekler olağanüstü lezzetli, fiyatlar da yemeklerin kalitesine göre, ne ucuz, ne pahalı. İki kişi içkili şekilde çok çok çok tabak yemeğe 220 TL ödedik.. Alaçatı’da nerede yemeğe doyamadın deseler adres olarak Asma Yaprağı derim zaten.. Yine gideceğim diye kendime söz verdiğim tek yer Asma Yaprağı..Sayesinde kalbim Ege’de kaldı..

Sevgiler,

Pinkkleo

 

Not: Sakın rezervasonsuz gitmeyin; pişman ve üzülerek kapıdan dönmeniz çok muhtemel;

Asmayaprağı Rezervasyon: 0 (232) 716 01 78 – 0 (538) 912 12 90