Evet rüya geçen 5 günün ardından 6. günümüze uyandığımızda, güneşli bir güne uyanmış olmanın mutluluğu ama akşama doğru bu cennetten ayrılacağımızın üzüntüsüyle günü en verimli şekilde kullanmak için kahvaltının ardından doyamadığımız denize attık kendimizi, sahilde deniz ve kumla eğlenirken son günümüzde çok şeker bir organizasyona da denk geldik. Sahilimiz o sabah otel çalışanları arasında gerçekleştirilecek ve yaklaşık 1 hafta sürecek olan bir spor müsabaksının açılış törenine ev sahipliği yaptı. Her takım ayrı renklerde formalar giymiş, kendi takımlarını temsilen dans gösterileri yaparak eğlenceli bir açılış partisi düzenlemişti.

 

Bu renkli görüntüleri ve yerel eğlenceyi seyretmeyi ne kadar bırakmak istemesekte öğlen saatlerinde hem yemek için hem de ilk yazılarımdan birinde bahsettiğim masaj salonunda Tai Masajı yaptırmak için son kez Chaweng’ indik.

Yine önceden tavsiyelerimizin arasına aldığımız italyan restaurantı Duomo uğradık ve adadaki istinasız en iyi yemeklerden birini yedik, seçimlerimizden anlaşıldığı üzere ben ve Pıtırcan italyan mutfağına düşkünüz:)

Adaya gitmeniz durumunda şiddetle denemenizi tavsiye diyorum. Karnımızı güzelce doyurduktan sonra aklımızda kalan son ufak tefen hediyelik eşyaları almak üzere yine kendimizi çarşıya vurduk.

Saat 8′ de otelimizden uçağa gitmek üzere alınacaktık. Daha çok vaktimiz var biraz daha dolaşalım sonra da mesajımızı yaptırıp döneriz derkeeeen nasıl olduğunu anlayamadığımız bir gürültü ve hızla tüm gökyüzü kapkara bir hale geldi ve delicesine bir yağmur başladı.

 

Sanırım adadaki en büyük şaşkınlığım bu anlara ait, çünkü yağan yağmur, yükselen kanalizasyon suyu, saklanacak hiç bir yer bulamayışımız, sırılsıklam oluşumuz… bunların tamamı sanırım sadece 1 dakikaya tekabül ediyordu:))

Böylece adanın ikliminin özü, anlam ve önemi olan muson yağmurunun da ne demek olduğunu yaşayarak öğrenmiş olduk:) Bu durumda yarım kalan alışveriş zevkimizin hevesimizi kırmasına izin vermeyip kendimizi uzun bir masaj deneyimi için Leelavadee’ nin yolunu tuttuk. Biraz acılı ve bağırmalı ama müthiş rahatlatıcı tai masajı seansımızın ardından tadı damağımızda kalmasın diye ilk yemeğimizi yediğimiz Khaosan’da aldık soluğu. Karnımızı doyurup otelimize dönüp arabamızı beklemeye başladık. Havalanına geldiğimizde başımıza geleceği önceden biliyorduk, tek bavulla geldiğimiz İstanbul’a iki bavulla dönüyorduk ve bavul limitini çoktan geçmiştik:) Sıkı bir pazarlıkla sadece 5-6 dolara denk gelen 200 baht karşılında bavulumuzu kabul ettirebildik:) Yapılan ayarlama sayesinde bavullarımız yine hiç el değmeden İstanbul’a kadar transit uçacak konuma geldi. Bu bizi oldukça rahatlattı çünkü bu sefer bekleme sürelerimiz geliştekinden biraz daha fazlaydı. Bu durum Bankong’taki 2, Dubai’deki 4 saatlik beklememiz esnasında bize oldukça büyük kolaylık sağladı. Bankong havaalanın ne kadar büyük olduğunu anlatıp, Dubai’ye ise dönüşte değineceğime ilk yazımda bahsetmiştim hatırlarsanız. Gece yarısı Bankong’tan havalanan uçağımız sabaha karşı Dubai’ye indi, buradaki bekleme süremizi küçük bir vize ücreti karşılığında şehri dolaşarak geçirebilirdik belki ama inanın bana Dubai Havaalanının şehirden pek arda kalan yanı zaten yoktu:) Şehre özgü tüm şahşahayı, bolluk ve gösterişi fazlasıyla burda da bulabileceğinize emin olabilirsiniz.

4 katlı, çoğunlukla moda mağazalar, harika cafe ve restaurantlar, oturma ve dinlenme salonlarından oluşan bir alışveriş merkezini andıran duty free’yi karış karış gezip, minik alışverişler yapalım derken uçak vaktimiz gelmişti bile. Dubai’nin elektronik çılgınlığına kendimizi çok kaptırmadan sadece iki adet PS3 alıp 🙂 İstanbul’a ulaşmak üzere son kez uçağımıza yerleştik. Bu yanda gödüğünüz pek değerli hediye ise Duty free  teşviği:) Bunu görüp alışveriş yapmamak zaten pek mümkün olmasa gerek:)

Biz Samui seyahatimizden çok çok memnun kaldık. Samui sıcak, samimi, güvenilir, sakin ama eğlenceli, compact, pratik, çok fazla çeşitliliği ve alternatifi barındıran, her türlü zevke hitap edecek bir ada.. Biz malesef hem yorgunluk hem de yağmurun azizliği nedeniyle adanın keyfini ve tadını tam anlamıyla çıkartamadık, bu nedenle bunca öneriden sonra size son ve en öncelikli tavsiyem bir gün Samui’ye gitme şansını elde ederseniz ve hava koşulları müsait olursa lütfen bizim kadar tembel olmayın ve daha çok bölgeyi ve etraf adaları gezin, maceraya atılmaktan çekinmeyin.

Unutmayın cebinize eklediğiniz her küçük anı hayatınızı zenginleştirmek adına yapabileceğiniz en büyük yatırımdır.

Bir sonraki seyahatimizde görüşmek üzere,

Sevgiler,
Pinkkleo